Gel Hemşerim, Oyunu Saadete ver!

Gel Hemşerim, Oyunu Saadete ver!

Görüntülenme: 329 Eklenme Tarihi: 09-05-2018

 Saadet Partisi Bartın Milletvekili Adayları Ünal Yurtbay ve Selami Ünsal ziyaretlerine devam ediyor. Bartın halkıyla kucaklaşan ve esnafları ziyaret eden adaylar; Gel Hemşerim, Oyunu Saadete ver! Dedi.

Farklı partilere gönül versekte hepimiz kardeşiz. Hepimiz aynı bahçenin çiçekleriyiz hepimiz bu ülkenin evlatlarıyız. Şimdi size iki tane isim söyleyeceğim. Merhum Necmettin Erbakan ve Merhum Muhsin Yazıcıoğlu. Bu isimleri duyar duymaz herkes; "dürüst, vatansever, millet için çalışan insanlardır" diyor. Onlar hizmetleri yapıp gittiler. Bizlere ise Yaşanabilir Bir Türkiye, Yeniden Büyük Türkiye hedefini bıraktılar. İşte bizler bu hedefleri gerçekleştirmek için Büyük Birlik Partisi ile Saadet Partisi çatısı altında sicilleri, geçmişleri ve kadroları tertemiz iki parti olarak bir araya geldik.

Güzel yollar yapıldı. Güzel köprüler yapıldı. Güzel tüneller yapıldı. Bakın üzerinde giden otomobillerin hepsi yabancı. Yollar bizim ama arabalar yabancı. Siz arabanın ruhsatına değil motoruna bakın. Göreceksiniz ki hepsi yabancı. Güzel havaalanları, güzel pistler yapıldı. Bakın inip kalkan uçakların hepsi yabancı. Siz uçakların bayrağına değil motoruna bakın. Göreceksiniz ki hepsi yabancı.

Üretmeyen bir ekonomi milletine refah sağlayamaz. Bu millet 74 yıl önce kendi uçağını yapmıştı. 55 yıl önce %100 yerli otomobilini yapmıştı. Biz Devrim otomobilini 1 yılda yaptık! İktidar partisi 13 yıldır sadece lafını ediyor. Oysa biz büyük bir milletiz. Çalışkan bir milletiz. Uçağı da otomobili de yine yaparız. Hem de en iyisini yaparız. Tarih bunun şahididir. Eğer sende milli sanayi kurulsun diyorsan, milli uçak, milli tank, milli araba yapılsın diyorsan, gel oyunu Saadete Ver!

Gençlerimiz baksın. Pırıltılı gökdelenler diktiler. Devasa AVM'ler yaptılar. Ama yapılan AVM'lerin %60'ı bankaların, %70'i yabancıların elinde. Benim mühendisim, benim kimyagerim, benim üniversite mezunu gencim, çalışabileceği bir fabrika olmadığı için; bu AVM'lerde tezgâhtarlık yapıyor, garsonluk yapıyor, yarı aç yarı tok olarak çalışıyor. Delikanlım; ben AVM'lerin yerine, fabrika görmek istiyorum diyorsan, gel oyunu Saadete Ver!

Faizciye her yıl 52 Milyar, her hafta 1 Milyar faiz öderler ama benim işçime, memuruma, emeklime gelince %3'lük zammı çok görürler. Milyarlarca liraya saray yaptırırlar ama sana gelince kaynak yok derler. Oysa kaynak olmadığından değil, sorun adil paylaşımın olmamasındandır. Düşün! Saraya aldıkları bardağın tanesi 1000 lira. Sana verdikleri aylık asgari ücret ise 949 lira. Senin bir aylık maaşın, alın terin, bir bardak bile etmiyor. Bu israfa karşıysan, bu adaletsizliğe karşıysan, milletin hakkı millete verilsin diyorsan, gel oyunu Saadete Ver!

Çalışıyor, didiniyor, dünyadaki fındığın %85'ini benim çiftçi kardşim üretiyor. Ama elin İtalyan'ı geliyor, senin ürettiğin fındığı 5'e alıp, işleyip 55'e tekrar sana satıyor. Fındığı sen üretiyorsun ama borsası Almanya'da. Bu vurdumduymazlığa karşıysan, emeğinin karşılığını almak istiyorsan gel kardeşim, gel oyunu Saadete Ver!

Bir tek tarım mı? Hayvancılık mı? Sanayi mi? Elbette Hayır! Bin yıllık kardeşliğimizi de bitiriyorlar. Çözüm süreci dediler, yanlış politikalarla bizi bölünme noktasına getirdiler. Oysa biz Çanakkale'de omuz omuza şehit düşen Laz İdrislerin, Kürt Mehmetlerin, Yörük Alilerin, Çerkez Hasanların çocuklarıyız. Peygamberimiz bir. Kitabımız bir. Kıblemiz bir. Ezanımız bir. Bayrağımız birdir. Birlik olmak için daha neye ihtiyacımız var ki? O halde ülkenin birliği için, milletin dirliği için, haydi gel, sende gel, bölünmeye karşıysan, birlik ve kardeşlik yurdu bir Türkiye istiyorsan Oyunu Saadete Ver!

Her seçim öncesi gerçekleri örtmek için suni bir gündem oluşturuyorlar. Daha önce yeni anayasa diyorlardı. Bu seçimde de başkanlık sistemi diyorlar. Aslında ülkenin hiç bir temel problemini çözemedikleri için gündemi değiştiriyorlar. Sanki başkanlık sistemi gelince her şey düzelecek mi? Elimizi vicdanımıza koyalım. Ve birlikte soralım. 13 yıldır iktidardalar. Asgari ücreti iki katına çıkarmak istediler de, işçiye memura emekliye %50 zam vermek istediler de, işsiz gençlerimiz için fabrika kurmak istediler de, parlamenter sistem mi engel oldu? Bir lokma helal ekmek için madenlerde can veren yiğitlere yaşam odası yapmak istediler de, parlamenter sistem mi engel oldu?

Yeter Artık! Bu laflara karnımız tok. Ben lafta değil, icraatta güçlü bir Türkiye istiyorum diyorsan, haydi kardeşim, gel oyunu Saadete Ver!

Sözü hiç uzatmaya gerek yok! Bizi siz zaten biliyorsunuz. Bizi Ağır Sanayi Hamlesinden biliyorsunuz. Bizi Edirne'den Kars'a kadar, Anadolu'yu donatan fabrikalardan biliyorsunuz. Bizi Kıbrıs Barış Harekâtından biliyorsunuz. Bizi Türkiye'nin en başarılı hükümeti seçilen Refah-Yol hükümetinden biliyorsunuz. Son yüzyılın en büyük dış politika hamlesi olan D-8'lerden biliyorsunuz. Biz yapamayacağımız işi söylemeyiz. Söylediğimiz işi ise mutlaka yaparız. O yüzden bizde diyoruz ki, haydi sende gel oyunu Saadete Ver!

Asgari ücretten vergi alınmasın diyorsan, en düşük işçi maaşı 1500 lira olsun diyorsan, işçiye, memura, emekliye %50 zam yapılsın diyorsan, Ramazan ve Kurban Bayramlarında birer maaş ikramiye verilsin diyorsan, emeklilikte yaşa takılma sorunu çözülsün, emeklilik yaşla değil prim yılı ile hesaplansın diyorsan, mazot boğazdaki lüks yatlara değil çiftçiye 1 liradan verilsin diyorsan, taşeronluk kaldırılsın mevsimlik işçiler kadroya geçirilsin diyorsan, öğretmenler atansın diyorsan, haydi sende gel oyunu Saadete Ver!

Kredi Kartlarındaki faizler silinsin, insanlar bankaların sömürüsünden kurtulsun diyorsan, bin bir çeşit harçtan vergiden bıktım, bürokrasi bitsin, esnafa faizsiz kredi verilsin diyorsan, hanım kardeşlerimiz şiddet ve istismar son bulsun diyorsan, haydi sende gel oyunu Saadete Ver!

Hakça bir paylaşım, insanca bir yaşam istiyorsan, siyasette şahsiyet, hukukta adalet, ticarette bereket, istiyorsan 7 Haziran'da, haydi sende gel oyunu Saadete Ver!

Gel ki bir olalım, haksızlıklara karşı birlikte duralım, kardeşim gel. Yaşanabilir Bir Türkiye'yi, Yeniden Büyük Türkiye'yi, Yeni Bir Adil Dünya'yı birlikte kuralım. Türkiye'nin çözülemeyecek hiç bir meselesi yoktur. Gel bu sorunları birlikte çözelim.