Saadet Partisi Bartın İl Başkanlığı Seçim Değerlendirmesi

Saadet Partisi Bartın İl Başkanlığı Seçim Değerlendirmesi

Görüntülenme: 229 Eklenme Tarihi: 30-06-2018

Saadet Partisi Bartın İl Başkanlığı, 24 Haziran Pazar günü gerçekleştirilen Cumhurbaşkanlığı ve 27. Dönem Milletvekili Genel Seçimleri’nin sonuçlarına ilişkin basın ile bir araya gelerek değerlendirme toplantısı düzenledi.

Saadet Partisi Bartın Milletvekili Adayları Ünal Yurtbay ve Mücahit Mekeç yanı sıra İl Başkan Vekili Selami Ünsal, seçim kampanyası boyunca Saadet Partisine ve adaylara yönelik yürütülen iftira ve hakaret içeren, karalayıcı ve gerçeği yansıtmayan provokatif haberlere tepki gösteren açıklamalarda bulundular.

 

Ünal Yurtbay seçim sonuçlarını değerlendirdi ve iktidar partisinden gelen eleştirilere yanıt verdi.

Yurtbay; “Seçim süreci kavga üslubuyla geçti.”

“Bu baskın seçimin yarattığı zaman darlığında elimizden geldiği kadar insanımıza ulaşmaya çalıştık. Vatandaşlarımıza fikirlerimizi, ülkemizle ilgili projelerimizi anlatmaya çalıştık. Ama bizler bu seçim atmosferinde fikirlerin görüşülmesini ve tartışılmasını arzu derdik. Türkiye’de bozuk giden düzenin nasıl düzeltilebileceğine dair herkesin fikirlerini ortaya koyabilmesini dilerdik. Maalesef bunlar bir kenara bırakıldı. Seçim süreci sadece kavga üslubuyla geçti. Seçimin son gününe kadar kimse proje konuşmadı ve çirkin iftiralarla insanımız birbirine düşürüldü. Bunun nedeni de yukarıdakiler ne yaptıysa aşağıdakilerin de aynı üslubu devam ettirmesi oldu.”

Yurtbay; “Üretemeyen bir ülke haline geldik”

“Türkiye’de tarımın geldiği noktayı kimse konuşmadı. 20 yıl önce biz kendi kendine yetebilen bir ülke iken bugün patates ve soğanı dahi ithal eden bir ülke konumuna nasıl geldik Bunu kimse konuşmadı. Aslında konuşulması gereken bunlardı. Biz son 20 yılda üretemeyen bir ülke haline geldik. Bizim bunları tartışmamız gerekirdi. Maalesef ağza alınmayacak kelimelerle kavga edilen bir süreç oldu. Biz bu seviyeye inmedik. Bizler vatandaşlarımıza Türkiye’de tarımın nasıl geliştirileceğini, üretimin nasıl olacağını, asgari ücretin ne kadar olması gerektiğini gerektiğini anlatmaya çalıştık.”

Yurtbay; “Sorunları nasıl çözeceklerini anlatmadılar”

Üzüldüğümüz konu ise insanımıza yeterince anlatamadık. Çünkü gittiğimiz her yerde ‘Siz CHP ile niye ittifak yaptınız?’ ‘Siz HDP ile nasıl anlaşırsınız?’ sorularıyla karşılaştık. Biz bunlara cevap vermekten Türkiye’nin sorularını ve çözüm önerilerini anlatmak için zaman bulamadık.

Çirkin bir siyaset izlendi. İktidar partisinin adayları gittikleri her yerde ülkenin asıl sorunlarının çözümü yerine sürekli ‘Saadet Partililer HDP ve CHP ile ittifak yaptı’ gibi gerçek dışı iftirada bulundular.

Biz hiçbir şekilde HDP ile yan yana gelmedik. Genel Başkanımız sadece Selahattin Demirtaş için ‘Ya bu kişi cezaevinden çıkarın ya da cumhurbaşkanı adayı yapmayın. Çünkü aday olabileceğine dair Yüksek Seçim Kurulunun, Cumhurbaşkanının ve Süleyman Soylu’nun imzası var. Bu durum hukuken doğru olmaz’ dedi. Biz hiçbir zaman teröristlerle görüşmedik. Bizler Oslo’da terörle görüşmedik. Habur’da şarkılarla terör örgütü mensuplarını karşılayıp Abdullah Öcalan’ın posterinin altında miting yapmadık. Biz tüyü bitmemiş yetimin hakkından Hazine’den 90 milyon TL verip de HDP’lilere seçim yardımı yapmadık.”

Yurtbay; “Ahirette bizlerle nasıl helalleşeceksiniz?”

“Bizlere haklarını helal etmiyorlarmış. Bizim üzerimizde ne hakkınız var? Asıl sizler bizlere münafıktan tutunda vatan hainine kadar bir sürü hitaplarda bulundunuz. Peki, siz ahirette bizlerle nasıl helalleşeceksiniz? Hasbelkader bu insan Bartın’da seçilmiş olsaydı vatandaşlarımız bu insana derdini nasıl anlatacaktı?

Bunlar bir önceki seçimde aldıkları oyların bu seçimde neden eridiğini ve aynı oyu bu seçimde neden alamadıklarını düşünmüyorlar da bunun sebebini Saadet Partisi’nde arıyorlar. AK Parti  2. Sıra Adayı için eskiden arkadaşımız, kardeşimiz diyordum ama artık diyemiyorum. Yaşananlar ve söylenilenler bizi kardeşlikten de çıkardı.”

Yurtbay; “Yaşar Bey kazamanayacak diye seçime mi girmeseydik?”

“Sosyal medyaya son yazdığında ‘Saadet Partililer Cumhuriyet Meydanında kutlama yapabilirler’ diyor. İttifak Yasası’nı biz mi çıkardık? Acaba biz AK Parti’yle ittifak yapmış olsaydık ne olacaktı? Biz o zaman çok iyi insan olacaktık. Biz camiye gittiğimizde sağcısıyla solcusuyla aynı anda namaza durmuyor muyuz? Böyle sözler olur mu?

Milletvekili seçimlerinde her partinin adayları vardı ve siyasi atmosferde hep birlikte yarıştık. Seçimden sonra kaybeden aday kazanana hayırlı olsun diler, yeniden aday olmayı düşünüyorsa da bir sonraki seçim için şimdiden çalışmaya başlar.  En azından bunun için çaba sarf eder. Birilerine çamur atmaya, seçilemediği için birilerini karalamaya gerek var mı?

O zaman biz Yaşar Bey seçilemeyecek diye hiç seçime girmeseydik. Böyle bir mantık olabilir mi?  Diyecek hiçbir söz bulamıyorum.”

Yurtbay; “Akıl sağlığını kaybeder, onun için üzülürüz”

“Altına yazılan yorumlarda kendi aralarında bir kampanya başlatmışlar. ‘Bu vatan hainlerinden alışveriş etmeyelim” diyorlar. Biz rızkı verenin Allah olduğuna inanıyoruz. Bu arkadaşlarla güvenerek bizler iş yeri açmadık.

Biz Yaşar beyi çok fazla kafaya takmıyoruz ama o bizi çok fazla kafaya takmış. Bizleri çok fazla kafaya takmasın. Allah muhafaza akıl sağlığını kaybeder. Sonra yine onun için biz üzülürüz.”

 

Daha sonra söz alan Mücahit Mekeç, seçim sonuçlarının hayırlı olmasını diledi ve bunun bir demokrasi yarışı olduğunu hatırlattı.

Mekeç; “Doğrularımızı söylemeye devam edeceğiz”

“Seçilen milletvekili adaylarımıza hangi partiden olursa olsun başarılar diliyorum. Ülkemize, milletimize ve Bartın’ımıza hizmet etmelerini temenni ediyorum.

Dünya Kupası’nın favori takımı olarak Almanya gösteriliyordu. Meksika’ya yenilerek elendi. Almanya dünya kupasında elendi diye futbol yatırımlarını, futbol çalışmalarını durdurmayacak.

Saadet Partisi olarak biz de kazanamadık. Seçim sonuçları ne olursa olsun bizler siyaseti bırakmayacağız. Biz dün ne dediysek aynı doğrularımızı söylemeye, bunları insanımıza anlatmaya devam edeceğiz”

Mekeç; “Doğrularımız üzerine çalışmalarımızı sürdüreceğiz”

“Seçim sürecinde 4 önemli konu üzerinde ısrarla durduk.

1- Avrupa Birliği, Türkiye için bir medeniyet projesi olamaz.

2- Ülkemizin gelişmesi için üretim ekonomisi yani fabrikalar olmazsa olmazdır. Tarımsal üretimi arttırmaya, yerli ve milli politikalara geçilmesi gerekir.

3- Türkiye’de uygulanan faizci, kapitalist, borca dayalı para sisteminin terk edilerek milli ve adil bir ekonomik sisteme geçilmelidir.

4- Amerika ve İsrail ile stratejik işbirliği yaparak terörle asla mücadele edilemez.

Bundan sonrada bu 4 doğru üzerine seçim çalışmalarımızı değil, siyasi çalışmalarımızı sürdüreceğiz.”

Mekeç; “Milli politikalara geçmek zorundayız”

“AK Parti hükümeti bizi doğruladı. Türkiye’de patates kıtlığı ile ilgili spekülasyonu önlemek adına 7 yıldır savaş içinde olan Suriye’den 4 bin ton patates ithal etmeyi kararlaştırdı. Savaş nedeniyle topraklarında pek çok kimyasal madde olabilecek bir ülkeden patates ithal etmeye anlam veremiyoruz. Bu duruma pek çok konuda olduğu gibi tarımda da yanlış politikalar uygulandığı için düşüldü. Türkiye’nin bir an önce tarımda yerli ve milli politikalara geçmesi gerekir.

Türkiye terörü önleyemedi. Sınırlarımızda birçok terör örgütü türedi. Bizim terörü önleyebilmemiz için dünyadaki terör örgütlerinin başını çeken Amerika ve İsrail ile stratejik ortaklığımızı bitirmemiz gerekir. Ama ne yazık ki Siirt’te petrol araması yapmak için Amerika merkezli bir şirketin ruhsatı kabul edildi. 5 yıl boyunca Amerika merkezli bir şirket Siirt’te petrol arayacak. Hem de yüz ölçümü 30 bin 548 hektar olan bir alanda. Bu alanın büyüklüğü 7 tane Bartın kadar. Biz ne diyoruz, hükümet ne yapıyor?

Biz bu ülkede bu tür kararlara imza atıldığı sürece uyarmaya devam edeceğiz. Siyasi çalışmalarımıza devam edeceğiz. Ama siyasi çalışmalarımıza devam ederken kimseyi kutuplaştırmayacağız. Sağ sol diye ayırmayacağız. Kürt, Türk diye sınıflandırma yapmayacağız. 81 milyon insanı kardeş bileceğiz.”

Mekeç; “Süleyman Efendi Cemaati Bartın’da MHP’ye oy verdi”

“Seçimler boyunca bir kuruş bile yardım almadık. Hiçbir Sivil Toplum Örgütleri ile ortak çalışma yapmadık, onlara gidip bir talepte bulunmadık. Her türlü çalışmayı kendi öz imkanlarımız ile yaparak 2015 Kasım ayında aldığımız oy oranının aynısını aldık. Hiçbir cemaate bize oy verin diyegitmedik. Oy peşine düşüp onların iftar programlarına gidip onların yemeklerini de yemedik. Ama seçim sonrasında kimseyi suçlamadık.

Bartın’da ve Türkiye’de genel bir konu var. Süleyman efendinin yapmış olduğu tercih ve yukarıdan gelen emir. Ben inanıyorum ki birçok görüştüğüm Süleyman efendi cemaatine mensup insanlar Bartın’da cumhur ittifakına oy verdiler, ama AK Parti’ye vermediler, MHP’ye verdiler. Ve siz tutuyorsunuz bu insanları bana oy vermedi diye ön yargı ile sınıflaştırmaya çalışıyorsunuz.

Biz Saadet Partisi olarak diğer seçilemeyen parti adaylarının yaptıklarını yapmıyoruz. Onları kucaklamaya, bu ülkenin milli ve manevi değerlerine sahip çıkmaya devam ediyoruz.

Biz bu ülkenin bir gerçeğiyiz. Bu ülkede siyaset yaparken inanarak yapıyoruz. Bizim bir davamız var. Gelinen noktada Saadet Partisi yine kendi oy oranını aldı. Seçilemediklerini Saadet Partisi’ne bağladılar. Halbuki Saadet Partisi yine kaybetmeyen partidir. Çünkü biz kazanacağımız günlerin hesabını yaparak siyaset yapıyoruz.

Aziz milletimiz rahmetli Erbakan hocamızın 1969 senesinde kurmuş olduğu Milli Görüş partilerinin yenilgi yenilgi büyüyen zaferlerini gördü. Bizlerde inşallah ondan sonraki süreçte görev alan teşkilat üyeleri olarak yenilgi yenilgi büyüyen zaferlere çalışıyoruz.” 

 

Son olarak konuşan Selami Ünsal, Saadet Partisi’nin örnek alınması gerektiğini söyledi.

Ünsal: “Saadet Partisi örnek alınmalı”

“Çünkü 25 Haziran itibariyle yeniden parti ve ülke gündemine yönelik çalışmalara başladık.

25 Haziran günü millete verdiğiniz vaatleri yerine getirmeye başlayacağınıza sağda solda insanları kutuplaştırıcı ayrıştırıcı, Bartın’da gerilimi artırıcı söylemlerde bulunuyorsunuz.

Saadet Partisi’ne hakaret etmeye uğraşacaklarına bizi örnek alsalar bir adım daha ileriye giderler. Bu ülkenin düzelmesi için çalışmalara başlanması gerekir bunun da şablonu Saadet Partisi’nde var. Gelsinler buyursunlar teşkilatımız hepsine açık. Gelsinler öğrensinler siyaset nasıl yapılır. Seçime kadar kimseyi kutuplaştırmadan, Sağcısı-Solcusu, Alevisi-Sünnisi, Türkü-Kürdü demeden bu ülkeyi kucaklayacak siyaset yaptık.”

Ünsal “Bu açıklamalardan kendi teşkilatları da rahatsız”

“Biz toplantılarımıza ve siyasi çalışmalarımıza devam etmek zorundayız çünkü bizim derdimiz ümmet. Derdi ümmet olanın mesaisi, tatili olmaz. Biz bu noktada çalışmalarımıza devam ediyoruz. Çünkü 2019 yerel seçimlerine çok az bir süre kaldı. 1 Kasım 2015 ile 3 yıl sonra yapılan seçimleri kıyasladığımızda AK Parti Bartın’da yüzde 10,6 oy kaybetmiştir. Bu da 6 bin 500 oya tekabül eder. Bugün Saadet Partisi’nin aldığı 2 bin 682 oyun 3 katı.

Keşke bu arkadaşlar ‘Biz iktidar partisiyiz, biz hazineden en çok yardım alan partiyiz, ulusal basın arkamızda, STK’lar arkamızda, halk arkamızda, Bartın’da yüzde 70’in üzerinde bir teveccüh gösterdi. Biz 1 Kasım’a göre 6 bin 500 oyu niye kaybettik’ diye bir düşünebilseler

Bugün Recep Tayyip Erdoğan başkan olurken Saadet’ten, CHP’den, MHP’den, HDP’den, İYİ Parti’den oy aldı. Herkesten oy aldı ve oyunu artırdı. Ama AK Parti oy kaybetti. Öncelikle siz oturun kendi aile içinizdeki meseleleri çözün ondan sonra bir basın açıklaması ile halkımıza iletin.

Biz eminiz ki sosyal medyalarından bireysel çıkışlarla yaptıkları açıklamalardan kendi teşkilatları da rahatsız.

Bugün ittifak yasasını çıkaran mevcut iktidar. MHP ile beraber bir ittifak yapıldığı zaman sıkıntı yok karşı tarafta veya diğer siyasi partiler bu yasanın açıklarını kullanarak %10 barajını egale etmek için seçim işbirliği adını verdiğimiz kendi adayımızla girdiğimiz bir seçim işbirliğinden bizi vatan hainliğine kadar ağır ithamlarla yargılıyorlar. Biz bunlara cevap vermedik. Çünkü onlarda biliyorlar bizim öyle olmadığımızı çünkü onlar bizim kökümüzü mayamızı bilirler.

Ünsal; “Bütün halkımızı kucaklayacak bir siyaset yapmaya devam edeceğiz”

Bizler 2019’daki yerel seçimler için çalışmaya başladık. Fakat üç gün sonra kendi aralarında bakanlıkları veya meclisi kuramazlarsa yine çok üzülerek söylüyorum ki, ‘Ben istediğim vekil sayısını alamadım bunun da sebebi Saadet Partililer’ diyecekler. Tekrar önümüze bir sandık daha çıkarırlarsa vay halimize. Kimse buna şaşırmasın.

Saldırıyorlar diye Saadet Partisine oy vermiş 2 bin 682 ve geriye kalan 123 bin seçmeni yok sayamayız. Onlar bizim halkımız. Biz hepsini kucaklayacak bir siyaset yapmaya devam edeceğiz.” 

Ünsal; “MHP’deki arkadaşlara yazık değil mi?”

“Kutuplaştırarak, Saadet Partisini hala 2-0 çıkarmalarına mani oldular diye anlatmaya devam ederlerse bende derim ki Cumhur İttifakı adı altında MHP’deki arkadaşlara yazık değil mi? Günlerce Orhan Kırşanlı ağabeyimizi aldılar Milletvekili adayı olarak köylerde akşam sabah gezdirdiler. Kozcağız ilçe olsun diye kendini yırtan Savaş Buyurman ağabeyimizi aldılar gezdirdiler. Ama iş oya gelince biz 2-0 yapacağız. Bunun neresi adalet? O zaman niye ittifak yaptınız. Tek aday üzerinden ittifak yapılacak ama milletvekili çıkarmayacaksınız. O zaman niye ittifak yaptınız? Onların yaptığı siyasi çalışmalara yazık değil mi? Ben şunu beklerdim, ‘Evet bir tane vekil çıkardık keşke biraz daha çalışsaydık ta bir tane de MHP de çıkarsaydık’ demelerini beklerdim.

Herkes şapkasını önüne koyacak. Siyasi kimliği olan arkadaşlar kendilerine yakışacak şekilde konuşacak. Herkes taşıdığı siyasi kimliğe yakışacağı şekilde hareket etsin ki bu halk 2019 yerel seçimlerinde 2023 deki genel seçimlere hazırlığını yapsın. Biz bunu tavsiye ediyoruz.

Bu ahlaksızlık bizi ileriye götürmez. ‘2-0 yapacaktık Saadet Partisi yüzünden yapamadık’ Bu terbiyesizliktir. Bartın’da 123 bin seçmenin içinde 41 bin 600 küsür seçmenimiz gitmiş Millet İttifakı veya Cumhur İttifakı dışındaki partilere oy vermiş. Bu kadar vatandaşı yok mu sayacağız. Onlardan alışveriş yapmayacağız mı? Bu neyin hiddeti bu neyin öfkesi?”

Ünsal; “Bartın’da halk birleştirici üsluba hasret”

Bartın’da halk birleştirici üsluba hasret. Yıllardan beri Bartın’ın temsil edildiği arena kutuplaştırma üzerine kurulu. Artık hatanızdan dönünde şu önümüzdeki beş yılı birleştirici bir şekilde değerlendirelim. Biz 24 Hazirana kadar ülkemize vaatlerde bulunduk. Üretim dedik, sanayi dedik, bilim dedik ama bütün propagandamız soğan ve patatese yenik düştü. Bu ülkede yiğidi soğana mahkum ve muhtaç ettiler.”